Bir Zamanların Uzaktan Kumandalı Efsanesi: Casio CMD-40
Teknoloji dünyası baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bugün akıllı saatlerle nabız ölçüyor, bildirimleri takip ediyor, hatta sesli komutlarla evdeki ışıkları yakıyoruz. Ancak 90’ların sonu ve 2000’lerin başında kolumuzdaki "en akıllı" ve en havalı şey bambaşkaydı: Casio CMD-40!
Eğer blogumu eskiden beri takip edenlerdenseniz, 2010 yılının Mayıs ayında yazdığım Casio CMD-40 Ürün İnceleme yazısını belki hatırlarsınız. O dönemde teknoloji blogculuğunun ilk heyecanlarıyla, televizyonları, müzik setlerini ve hatta o günlerin popüler efsaneleri VCD/DVD oynatıcılarını bile kolumuzdan kontrol etmemizi sağlayan bu infrared (kızılötesi) efsaneyi detaylıca kaleme almıştım.
Fakat o yazının arkasında kalan ve yıllarca süren kişisel bir "teknolojik ukde" hikâyem var.
Biten Bir Hikaye: Kutulu Fosforlu Model ve Sattığıma Pişman Olduğum 2014 Yılı
2010 yılında, tam anlamıyla jelatini üzerinde, kutulu, sıfır ve kullanma kılavuzuna kadar eksiksiz olan o muazzam fosforlu kadranlı (luminescent) Casio CMD-40 modelini satın almıştım. Saatin infrared gözünü TV’ye doğrultup kanalları değiştirmek, ses açıp kapatmak ya da öğrenme (learning) modunu kullanarak farklı kumanda kodlarını koldaki tuşlara atamak tam bir retro haz kaynağıydı.
Ancak 2014 yılına geldiğimizde, bir anlık kararla o gözüm gibi baktığım kutulu fosforlu saati sattım.
Zaman içinde teknolojiler değişti, yeni cihazlar geldi geçti ama Casio CMD 40’ı satmış olmak içimde hep bir ukde olarak kaldı. Zaman zaman ilan sitelerinde gözüm hep CMD-40’lara kaydı, ancak temizini bulmak ya da o dönemin heyecanını yakalamak kolay değildi.
2014’teki Hatanın Telafisi: Üç Farklı Casio CMD-40
Geçtiğimiz günlerde bu yıllardır süren nostaljik hesabı kapatmaya karar verdim. Üstelik sadece eski saatimin yerini doldurmakla kalmadım. Geçen gün tam 3 farklı Casio CMD-40 modelini birden aynı anda satın alıp koleksiyonuma dahil ettim. 2014’ten beri içimi kemiren pişmanlık duygusu, kutuları açıp saatleri elime aldığım an tamamen yok oldu.
Peki Neden Hâlâ Casio CMD-40?
Bugün akıllı saatler birkaç günde bir şarj isterken, ekran güncellemeleriyle boğuşurken Casio CMD-40 bize teknolojinin daha saf, daha mekanik ve daha eğlenceli olduğu günleri hatırlatıyor:
- Gerçek Kızılötesi (IR) Kumanda: Dahili kumanda veritabanı sayesinde Sony, Panasonic, Philips gibi devlerin TV ve ses sistemlerini doğrudan kontrol edebilme.
- Learning (Öğrenme) Modu: Orijinal kumandayı saatin kızılötesi gözüne tutup sinyali saat üzerindeki tuşlara hafızalama yeteneği.
- Efsanevi Tasarım: Bilekte hissettirdiği o 90'lar mühendislik estetiği, tuş takımı dizilimi ve kasanın özgün duruşu.
- Koleksiyon Değeri: Zaman geçtikçe retro teknoloji meraklıları için gerçek bir ikon haline gelmesi.
Bir Lise Hayali ve Yüz Binlerce Okuyucu
Aslında Casio CMD-40 ile olan bağım 2010 yılındaki incelememden de eskiye, lise yıllarıma dayanıyor. O dönem sınıf arkadaşımın kolunda gördüğüm bu saat, tasarımı ve yetenekleriyle ister istemez hep gözümün takıldığı, içten içe imrendiğim bir teknoloji harikasıydı.
Seneler sonra o hayali gerçeğe dönüştürüp saati edindiğimde ise sadece kendi merakımı gidermekle kalmamıştım; saatin Türkçe kullanım kılavuzunu ve detaylı ayarlarını web siteme eklemiştim. Zaman içinde bu rehber öyle bir kaynağa dönüştü ki belki 10 binlerce, belki de yüz binlerce insan saatini ayarlayabilmek için sitemdeki kılavuzlardan faydalandı.
Bugün bile internette ya da forumlarda ne zaman Casio CMD-40’ın konusu geçse, insanların benim blogumdaki yazıları ve rehberleri bir referans olarak paylaştığını görmek bana tarif edilemez bir mutluluk veriyor.
2010'da blogumda incelerken duyduğum heyecan neyse, bugün bu 3 farklı modeli masama koyduğumda hissettiğim heyecan da tam olarak aynı.
Sizin de geçmişte sattığınız, kaybettiğiniz ya da "keşke elimde kalsaydı" dediğiniz bir retro teknoloji cihazınız var mı? Yorumlarda buluşalım!

Yorum Gönder
Facebook Yorumları